ERZURUM (AA) - İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge kapsamında bütün illerde oluşturulması kararlaştırılan Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi (GAMER), Erzurum'da faaliyete geçti.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanlığının geçtiğimiz ay yayınladığı genelge kapsamında Erzurum'da 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü bünyesinde 7 gün 24 saat esaslarına göre çalışacak olan GAMER, çekirdek kadro ile faaliyete geçirildi.
Bu merkezde, İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutanı, Cumhuriyet Başsavcılığı Temsilcisi, 9. Kolordu Komutanlığı Temsilcisi, MİT Şube Başkanı veya temsilcisi gibi birçok kurum müdürü ve temsilcisinin de yer alacağı bilgisi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini, can ve mal emniyetini güvence altına almak, kamu düzeni ve güvenliğini temin etmek, toplumsal yapının güven ve huzur içinde işleyişini sağlamak amacıyla oluşturuldu.
Merkezimiz, hızlı ve etkin müdahalede bulunma, acil sonrası oluşan mağduriyetleri giderme, maddi ve manevi desteklerle yaraları sarma, iyileştirme ve rehabilitasyon için gerekli tedbirleri alma, güveni yeniden tesis etme, zarar görmüş altyapı ve üstyapı eksiklerini gidermeye yönelik kararlar alarak koordinasyonu sağlayacaktır."
7 Kasım 2017 Salı
17 Ocak 2017 Salı
2 Temmuz 2016 Cumartesi
İsmail ŞAHİN - "Cemre"
İsmail ŞAHİN - "Cemre"
Seslendiren: İsmail ŞAHİN
Facebook sayfamız: https://www.facebook.com/selimcatak
Seslendiren: İsmail ŞAHİN
Facebook sayfamız: https://www.facebook.com/selimcatak
27 Haziran 2016 Pazartesi
Özür Dilemek
5 Şubat 2016 Cuma
Sosyal Yazar da Ne Yazar ?
Sosyal Yazar da Ne Yazar?
Guttenberg’in matbaayı icat etmesiyle birlikte ortaya çıkan yazarlık kavramı büyük bir değişim geçirerek sosyal medya ile yeni bir boyuta taşındı. Wattpad gibi sosyal-yazarlık ortamlarında romanlar artık bölüm bölüm takipçilerin tepkileriyle birlikte şekileniyor. Sessiz sedasız bir kenara çekilip kendi dünyasını okurlara sunan tek yönlü bir edebiyattan sosyal-romanlara doğru ilerliyor gibiyiz.
Geçen Kasım’da yapılan TÜYAP Kitap Fuarı çok ilginç manzaralara tanık oldu. Halen lise öğrencisi olan iki-üç tane yazarın kitabı için imza almaya, yine çoğunluğu liseli binlerce öğrenci gelince resmen izdiham çıktı. Fuarın güvenlik görevlileri kitap imzalatmaya gelenleri zor kullanarak dağıtmak zorunda kaldı. ‘Kötü Çocuk’ adlı romanın yazarı Büşra Küçük ve ‘4N1K’ adındaki romanın yazarı Büşra Yılmaz'a gösterilen böylesi ilgi herkesi şaşırttı.
Akıllı telefonlarını ellerinden düşürmeyen, Facebook gibi sosyal medyalar dışında medya takip etmeyen, yeni nesil nasıl oldu da kitap fuarında izdihama yol açtı? Henüz liseli yazarlar daha ilk kitaplarıyla yüzbinlerce satmayı nasıl başardı? Okumadıkları konusunda herkesin hemfikir olduğu bu kuşakla, hani kitapların sonu geliyordu?
İşin aslına bakarsanız bu gelişmelerin altında gençliğin teknoloji ve özellikle sosyal medya kullanımının etkisi büyük. Wattpad benzeri siteler sayesinde isteyen tüm dünyaya yazdığı romanları, hikayeleri, şiirleri ulaştırmaya başladı. Bunların en popüleri olan Wattpad, Kanada kaynaklı herkesin yazar olduğu ve hikâyelerini yayımlayabildiği bir yayıncılık platformu. Halen tüm dünyada 35 milyon kullanıcının yaklaşık 100 milyon hikayesi ücretsiz olarak meraklılara ulaştırılıyor.
Sitenin ilginç verilerinden biri de ABD, Hindistan ve Filipinler’den sonra en çok Türkiye’de kullanılıyor olması. Kullanıcı ‘yazar’ların ve okuyucuları profili çok farklı olsa da kadınlar çoğunlukta ve yaşları oldukça genç. Yazar ve okuyucular kadın ve genç olunca doğal olarak konuların büyük çoğunluğu aşk ve cinsellik üzerine.
SOSYAL EDEBİYAT
Kimilerine göre Wattpad gibi siteler bir tür ’ergen edebiyatı’nın yükselişini, ‘beyaz dizi’ edebiyatının yeniden doğuşunu müjdeliyor. Özellikle Türkiye’de aşk hikayelerinin ötesinde korku, bilim kurgu, aksiyon, polisiye gibi farklı bir türde öykü bulmak bir hayli güç. Wattpad türü sistemleri, yazım tekniği açısından okurların da hikayelerin oluşması sürecine katılmasını sağlayarak büyük fark yaratıyor. Yazarlar, siteye hikayelerini bölüm bölüm yüklüyorlar. Her yazar çoğunlukla her bölümde gelen tepkilere göre bir sonraki bölümü yazıyor. Sosyal-yazarlar elektronik kitaplarının kapaklarını kendileri yapıyorlar. Hem yazar, hem yayıncı gibi çalışıyorlar. Bu tür sitelerin arasında Smashwords, Blurb, Amazon Kindle Direct Publishing, CinnamonTeal Publishing, Bookbaby, Pubit, Lulu, Llumina Press ve CreateSpace gibi farklı özelliklere sahip sistemler var. Ancak Wattpad sosyal medya araçlarının iyi kullanmasının yanı sıra, Türkçe gibi farklı dillere destek vermesiyle bir hayli öne çıkıyor.
Bu yıl başında Türkçe arayüze kavuşan Wattpad üzerinde bu yıl bazı isimler bir hayli popüler hale geldi. Büşra Yılmaz, Büşra Küçük ve Alya Öztanyel bu isimlerden üçü. Basılı kitaplar yayınlayan Epsilon yayınevi, Wattpad’in bu yeni fenomenlerini matbaya taşıyınca, kitaplar özellikle “ergen kızlar” tarafından kapış kapış satıldı. Kitapların ilk haftalarında yüzbinlerce satıldığı söyleniyor.
Tüm bunlar gösteriyor ki, aslında kitap ölmedi. Sosyal yazarların, sosyal okurları, sosyal olarak tanılanabilecek yeni bir kitabın doğuşunu müjdelerken, Gutenberg’ten bu yana çok büyük bir değişimi başlatmış görünüyorlar.
Basılı kitabın ortaya çıktığı 15. yüzyılda kitaplar büyük oranda el yazması şeklinde var oluyordu. Kitabın içindeki bilgi veya yazılanları kimin ürettiğinden çok yazar, kitabı el yazısıyla çoğaltan kişiye deniyordu. Gutenberg'in seri olarak kitap üretmesiyle birlikte roman ve gerçek anlamda 'yazar'ın ortaya çıktığını görüyoruz. Anlatının, romanın, hikayelerin ve edebiyatın devamında yazarlığın doğuşu matbaanın yaygınlaşmasıyla oldu.
Bir örnek basılmış on binlerce kitabın, insanlara ulaşmasını sağlayan kitapçılarla birlikte yazar ve okur ilişkisi bir tür kutsallık kazanmaya başladı. Yazarlık özellikle edebiyat söz konusu olduğunda biraz "asosyal" bir yaşam biçiminin ürünü olarak gelişti. Uzaklarda mistik bir kişilik olarak yazar, odasına kapanmış kendi içinde yarattığı dünyayı okurları için sözcüklere döken ulaşılmaz biriydi. Bu durum yüzyıllar boyunca iyice yerleşti.
Wattpad gibi sitelerin gelişmesi yazar ve okur arasındaki ilişkiyi köklü olarak değiştirebilir. Yazar ve yazdıkları arasındaki ilişki artık birbirinden kopuk bir süreç olmaktan öte, dinamik ve birbirini besleyen bir eyleme dönüşmüş görünüyor.
13 ila 20 yaş arasındaki yazar ve okurlar geleceğin edebiyatına yeni yetenekler kazandıracağı kesin. Belki de bu yeni nesil sosyal-yazarlar, sosyal medya çağının okurlar için yeni bir edebiyat türü yaratacaklar. Sosyal-roman çağına hoş geldiniz!
Aydın DEMİRER
Guttenberg’in matbaayı icat etmesiyle birlikte ortaya çıkan yazarlık kavramı büyük bir değişim geçirerek sosyal medya ile yeni bir boyuta taşındı. Wattpad gibi sosyal-yazarlık ortamlarında romanlar artık bölüm bölüm takipçilerin tepkileriyle birlikte şekileniyor. Sessiz sedasız bir kenara çekilip kendi dünyasını okurlara sunan tek yönlü bir edebiyattan sosyal-romanlara doğru ilerliyor gibiyiz.
Geçen Kasım’da yapılan TÜYAP Kitap Fuarı çok ilginç manzaralara tanık oldu. Halen lise öğrencisi olan iki-üç tane yazarın kitabı için imza almaya, yine çoğunluğu liseli binlerce öğrenci gelince resmen izdiham çıktı. Fuarın güvenlik görevlileri kitap imzalatmaya gelenleri zor kullanarak dağıtmak zorunda kaldı. ‘Kötü Çocuk’ adlı romanın yazarı Büşra Küçük ve ‘4N1K’ adındaki romanın yazarı Büşra Yılmaz'a gösterilen böylesi ilgi herkesi şaşırttı.
Akıllı telefonlarını ellerinden düşürmeyen, Facebook gibi sosyal medyalar dışında medya takip etmeyen, yeni nesil nasıl oldu da kitap fuarında izdihama yol açtı? Henüz liseli yazarlar daha ilk kitaplarıyla yüzbinlerce satmayı nasıl başardı? Okumadıkları konusunda herkesin hemfikir olduğu bu kuşakla, hani kitapların sonu geliyordu?
İşin aslına bakarsanız bu gelişmelerin altında gençliğin teknoloji ve özellikle sosyal medya kullanımının etkisi büyük. Wattpad benzeri siteler sayesinde isteyen tüm dünyaya yazdığı romanları, hikayeleri, şiirleri ulaştırmaya başladı. Bunların en popüleri olan Wattpad, Kanada kaynaklı herkesin yazar olduğu ve hikâyelerini yayımlayabildiği bir yayıncılık platformu. Halen tüm dünyada 35 milyon kullanıcının yaklaşık 100 milyon hikayesi ücretsiz olarak meraklılara ulaştırılıyor.
Sitenin ilginç verilerinden biri de ABD, Hindistan ve Filipinler’den sonra en çok Türkiye’de kullanılıyor olması. Kullanıcı ‘yazar’ların ve okuyucuları profili çok farklı olsa da kadınlar çoğunlukta ve yaşları oldukça genç. Yazar ve okuyucular kadın ve genç olunca doğal olarak konuların büyük çoğunluğu aşk ve cinsellik üzerine.
SOSYAL EDEBİYAT
Kimilerine göre Wattpad gibi siteler bir tür ’ergen edebiyatı’nın yükselişini, ‘beyaz dizi’ edebiyatının yeniden doğuşunu müjdeliyor. Özellikle Türkiye’de aşk hikayelerinin ötesinde korku, bilim kurgu, aksiyon, polisiye gibi farklı bir türde öykü bulmak bir hayli güç. Wattpad türü sistemleri, yazım tekniği açısından okurların da hikayelerin oluşması sürecine katılmasını sağlayarak büyük fark yaratıyor. Yazarlar, siteye hikayelerini bölüm bölüm yüklüyorlar. Her yazar çoğunlukla her bölümde gelen tepkilere göre bir sonraki bölümü yazıyor. Sosyal-yazarlar elektronik kitaplarının kapaklarını kendileri yapıyorlar. Hem yazar, hem yayıncı gibi çalışıyorlar. Bu tür sitelerin arasında Smashwords, Blurb, Amazon Kindle Direct Publishing, CinnamonTeal Publishing, Bookbaby, Pubit, Lulu, Llumina Press ve CreateSpace gibi farklı özelliklere sahip sistemler var. Ancak Wattpad sosyal medya araçlarının iyi kullanmasının yanı sıra, Türkçe gibi farklı dillere destek vermesiyle bir hayli öne çıkıyor.
Bu yıl başında Türkçe arayüze kavuşan Wattpad üzerinde bu yıl bazı isimler bir hayli popüler hale geldi. Büşra Yılmaz, Büşra Küçük ve Alya Öztanyel bu isimlerden üçü. Basılı kitaplar yayınlayan Epsilon yayınevi, Wattpad’in bu yeni fenomenlerini matbaya taşıyınca, kitaplar özellikle “ergen kızlar” tarafından kapış kapış satıldı. Kitapların ilk haftalarında yüzbinlerce satıldığı söyleniyor.
Tüm bunlar gösteriyor ki, aslında kitap ölmedi. Sosyal yazarların, sosyal okurları, sosyal olarak tanılanabilecek yeni bir kitabın doğuşunu müjdelerken, Gutenberg’ten bu yana çok büyük bir değişimi başlatmış görünüyorlar.
Basılı kitabın ortaya çıktığı 15. yüzyılda kitaplar büyük oranda el yazması şeklinde var oluyordu. Kitabın içindeki bilgi veya yazılanları kimin ürettiğinden çok yazar, kitabı el yazısıyla çoğaltan kişiye deniyordu. Gutenberg'in seri olarak kitap üretmesiyle birlikte roman ve gerçek anlamda 'yazar'ın ortaya çıktığını görüyoruz. Anlatının, romanın, hikayelerin ve edebiyatın devamında yazarlığın doğuşu matbaanın yaygınlaşmasıyla oldu.
Bir örnek basılmış on binlerce kitabın, insanlara ulaşmasını sağlayan kitapçılarla birlikte yazar ve okur ilişkisi bir tür kutsallık kazanmaya başladı. Yazarlık özellikle edebiyat söz konusu olduğunda biraz "asosyal" bir yaşam biçiminin ürünü olarak gelişti. Uzaklarda mistik bir kişilik olarak yazar, odasına kapanmış kendi içinde yarattığı dünyayı okurları için sözcüklere döken ulaşılmaz biriydi. Bu durum yüzyıllar boyunca iyice yerleşti.
Wattpad gibi sitelerin gelişmesi yazar ve okur arasındaki ilişkiyi köklü olarak değiştirebilir. Yazar ve yazdıkları arasındaki ilişki artık birbirinden kopuk bir süreç olmaktan öte, dinamik ve birbirini besleyen bir eyleme dönüşmüş görünüyor.
13 ila 20 yaş arasındaki yazar ve okurlar geleceğin edebiyatına yeni yetenekler kazandıracağı kesin. Belki de bu yeni nesil sosyal-yazarlar, sosyal medya çağının okurlar için yeni bir edebiyat türü yaratacaklar. Sosyal-roman çağına hoş geldiniz!
Aydın DEMİRER
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

